28 Haziran 2013

Ya Lustral, Ya Kek


Ya da tarçınlı cevizli kek tarifi. 

Bir nesneye ya da bir duyguya ne kadar yaklaşırsanız o kadar ilginç sonuçlarla karşılaşıyorsunuz. Havaların sizi soyunmaya ittiği, bununla da yetinmeyip denize girmeye zorladığı mevsimlerde ayağınızın altını yakan, sizi küfrettiren kahveregi kumların mikroskobik görüntüleri, ayağınızın altında değil de başınızın üzerinde yer alan nesnelere bakıyormuşsunuz hissini verir.

Dolaptan 3 yumurta çıkartıp tezgahın üzerine koyun. Yumurtalar anlamsızca yuvarlanıp durulur, hızla oda sıcaklığına adapte olurken siz de sahip olduğunuz en basit duyguyu düşünün: İstemek. Fiziksel ya da duygusal sebeplerle bir şeyi istemek. Neden istediğinizi, duygunun zihininizde doğuşunu, evrilişini, sizi kapsayışını, dile getirilişini ya da getirilemeyişini düşünün. En basit duygunun başlangıçtan son anına kadar geçirdiği süreci düşündükçe aklınızın çıkmaz bir sarmalda dolaştığını göreceksiniz.

3 yumurtayı derin ve geniş bir kaba kırın, üzerine 1 su bardağı şeker dökün. Varsa mikserle, yoksa çırpma teli ile çırpmaya başlayın. Mikser yoksa, kolunuzdaki acıyla da tanışın. Herşeyin artık daha kolay bir yolu var. Mikser var. Gelecekte daha da kolayı olacak. Fakat unutmayın, mikser, çırpma telinden çok daha kırılgandır. Basitleştiren herşey kırılganlaştırır. Karışım koyulaşınca, üstü köpük köpük olunca çırpmayı bırakın.

Şeker koyarken kullandığınız bardak sizin ölçü kabınız. Basit eşyaların kullanım alanlarını çoğaltmak, insanidir, hatta doğamızın bir parçasıdır. 1 bardak sütü karışımınıza ekleyin. Aynı bardağa yarım bardak da yağ koyup onu da karışımınıza ekleyin. Biraz daha çırpın. Bardak, medeniyetin temellerinden birisi sanıyorum. Tüm bu  sivilizasyon bardak olmadan gelişemezdi. Takım elbislerimizle nehir kenarına gidip, ceylan gibi eğilerek, ya da zürafa gibi yapraklardaki suyu ağzımıza dökerek bugünlere gelemezdik. Musluğa elini dayayarak su içtiğin son günü hatırla, hatırla çocukluğunu…

Medeniyetin temel taşlarından bardağı 2 kez unla doldurup, bu unları karışımınıza atın. Daha sonra 1 paket kabartma tozu bir paket de vanilyayı karışımın üzerinde bir ada gibi yığılmış unun üzerine dökün. Son olarak bir bardak daha un ekleyin ve çırpmaya başlayın.

Kolunuzdaki acı daha çekilebilir hale geldiyse ne ala. Eğer hala canınız yanıyorsa, çok lezzetli bir kek yiyeceğinizi hayal ederek kendinizi motive edebilirsiniz. Motivasyonlar, hakikate ya da yalana dayanıyor olsalar dahi, zorlukları aşmadaki yegane tutacaklardır. 

Çırpmaya devam ederken göreceksiniz ki, zihniniz adeta gündüz rüyalarına başlamış. Düşünceleriniz seviye atlamış, lucid bir deneyime yatay geçiş yapmışsınız. İşte tam bu anda gerçekleşen olay zihnin gerçeklerden uzaklaşıp, hakikate yaklaşmasıdır. Gözün sahilden kuma, kumdan mavi, yeşil, bordo gezegenlere sıçrayışıdır. 

Fırını 175 dereceye ayarlayıp, zamanı da 50 dakikaya getirip çalıştırın. Karışımda hiç topak kalmadığından emin olduktan sonra, 1 çorba kaşığı tarçın ve yarım bardak çekilmiş cevizi karışıma ekleyin. Sakince karıştırın, bir etabı bitirmenin keyfini sürün. Etrafa saçtıklarınıza bakıp, hiçbir şeyin sadece bir etaptan oluşmadığını hatırlayın. Herşey kendinden küçük şeylerden oluşmuştur ve herşey kendinden büyük bir şeyin parçasıdır.

Kek kalıbına biraz yağ koyup fırça ya da peçete yardımıyla heryerinin yağlanmasını sağlayın ki kek pişince kalıba yapışmasın. Kalıp görevini yerine getirip usulca aranızdan çekilsin. Çok güvendiğimiz bardak gibi sizi yoğun bir temizlikle uğraştırmasın.

Karışımı kek kalıbına dökün, kalıbı da fırına yerleştirin. Yaklaşık 40 dakika sonra kekiniz pişmiş olacak. Bu 40 dakikanın ilk 10 dakikasını arkanızda bıraktığınız dağınıklığı toplamak ve temizlik için harcayabilirsiniz. Peşine, kek yapmaya başlamadan hemen önce içinde bulunduğunuz ruh halinden nasıl da bir anda uzaklaştığınızı 10 dakika boyunca şaşkınlıkla inceleyebilirsiniz. Ne olursa olsun, tefekkür sarmalına dalmadan evvel, kekin pişmesine 20 dakika kala çayı demleyin. 

Kek çaysız olmaz. Bazı şeyler beraber bir bütünün parçasıdırlar. Tek başlarına anlamlı olmaya anlamlı olsalar da, eksiktirler. Çaysız kek, kuru, keksiz çay da boştur.

Sadece 20 dakika sonra, "Bir lustral atıp gerçeklerden kaçsam" diye size teklifte bulunan zihninize muhteşem bir kontra ile cevap vereceksiniz. Ağzınızda sıcacık tarçınlı kek, ara sıra tadını aldığınız ceviz ve bir yudum çay sizi en basit duygunuzun tatminine ulaştıracaktır. İstemek. Mutlu olmayı istemek.

40 dakikalık ikinci etap da sona erdiğine göre hiç beklemeden bir sonraki etaba geçin. Keki fırından alıp dikkatlice kalıbından kurtarın. Tırtıklı bir bıçakla kendinize iki cömert dilim kesin. Bir bardak demli çay doldurun. Sükunet içinde kekinizin tadına bakın. 


Malzemeler:
3 yumurta
1 bardak şeker
1 bardak süt
1/2 bardak sıvıyağ
3 bardak un
1 paket vanilin
1 paket kabartma tozu
1 çorba kaşığı tarçın
1 avuç çekilmiş ceviz
1 tutam sevgi